sağ gözümde arpacık gibi bi' şey çıktı. deyvid koydum adını. her gözümü kırptığımda kendisini hissettiriyor. bi de kızarık böyle şiş falan, 3 gündür sol gözüm uyuyor da sağ gözüm hiç uyumamış gibi.
yarın analitik yazılım var. yapıyorum gibi gibi, sonuçları da iyi olur umarım.
dersaneden geldim biraz önce, beynim yoruldu. zaten 8.30'da olan derse 10.05'te girerek uykuyu ne kadar sevdiğimi bayağı bi kanıtladım. şu sıralar geç kalıyorum her yere. hadi hayırlısı. bu hafta bitsin zaten acayip bi rahatlama dönemine giricem. dönem dediğim de sadece BİR hafta. sonra 2. yazılılar başlıyor malumunuz.
hep böyle yazasım geliyor yazıya başlıyorum ve yazılı konusuna getiriyorum. bilinç altımdalar sürekli. pof.
kontes geldi ben bu yazıyı yazarken. yavrum benim lan çok seviyorum ben bu kediyi. gözlerini, bıyıkların, patilerini falan... viskas manyağı oldu bu sıralar, başka mama yemiyor. kış geldi ya bi de tüylü tüylü oldu böyle pösürdü falan ehe. daha bi tatlı oldu danacım benim ^^
vallahi gözüm acıyor ama.
sırtım ağrımıyor ayrıca.
supernatural ara vermiş! 21 ocak'taymış yeni bölümü. nasıl dayanırım ki ben? sezonlara bir-iki tekrar daha geçeyim bari canım sıkılmasın.
aa,
BUGÜN HEROES BAŞLIYOR! iveeet. günün anlam ve önemini belirtmek amacıyla heroes tişörtümle dolaştım dersanede. heroes'dan önce de merlin var, 2.sezona geçiş yaptılar direkt. değişik. pazar günüm neşelendi. sendromumu yenebilirim belki.
ayrıca aliens in america izleyince direkt -daha kafadan bak- mutlu oluyorum. bilmiyorum nedenini.
gözüm kaşındı.
sıcak içecekler içmeye alışkın değilim. ne zaman içecek olsam böyle çotank diye içmeye başlıyorum dilim cayırdıyor. (bkz: yanmak) (bkz2: sıcak çikolatayı içmeyi bilmemek)
ne güzel böyle alakasız alakasız yazdım, saçmaladım. neyse, o kadar melankolinin ardından böyle genel bi yazı iyi oldu bence.
gideyim de analitik çalışayım. sonra da uzay'a çalışayım. matematik falan da var.
gittim ben.
...
yazılı tarihi ayarlama özürlüsünüz.
hepiniz.
dur ama, en fazla 5 ay kaldı.
ne uğrarım ne sorarım ondan sonra.
hah.
hepiniz.
dur ama, en fazla 5 ay kaldı.
ne uğrarım ne sorarım ondan sonra.
hah.
selam tekrardan.
uzun zamandır yazmadım, farkeden oldu mu? olmadı biliyorum. neyse farkedilmek ürkütür zaten beni.
hayatım değişti. salaklaştı. durgunlaştı. tek bir eylemden ibaret olmaşa başladı.
sürekli yazılılar var. bayram tatili olmasaydı keşke. tatil yapabildiğimiz mi var zaten. peh...
yarın dışarı çıkacağım. insanlık belirtisi göstericek olmam ailemi sevindirdiği kadar beni de sevindirip heyecanlandırıyor.
yazacaktım ama hevesim öylesine kaçtı ki, yazasım kalmadı.
görüşmek üzere.
hayatım değişti. salaklaştı. durgunlaştı. tek bir eylemden ibaret olmaşa başladı.
sürekli yazılılar var. bayram tatili olmasaydı keşke. tatil yapabildiğimiz mi var zaten. peh...
yarın dışarı çıkacağım. insanlık belirtisi göstericek olmam ailemi sevindirdiği kadar beni de sevindirip heyecanlandırıyor.
yazacaktım ama hevesim öylesine kaçtı ki, yazasım kalmadı.
görüşmek üzere.
tralala``
bunalım dediğimiz şey bu sanırım. evet.
2 gündür tanıdık tanımadık herkes "neyin vaar" şeklinde telaş yapıyor bana. neyim var ki?
sessizsin, bezginsin, sürekli mutsuzsun diyorlar. alala?
hadi tamam öyleyim de, gülüyorum ama ben. yani mutsuz olduğumu da mı hissedemez oldum? ama hissedebiliyorum ki? mesela limit çözerken hâlâ sinirlenebiliyorum. hislerim yerinde.
eheha. garip oldu.
ama ben de garip oldum.
bi de sınıfta sürekli 'bana en güzel anları yaşataaaaan, kalbime değiiil ömrüme yazılaaaan diririnrınınrrı...' çalmasını istemiyorum artık.
bi de 'heyecanını kaybetmişsieeeen...' olanını.
yani birileri daha çalarsa telefonlarını yedirticem onlara. yeter ama. bu da kafa yani.
der kopf.
almancasıydı bu. nıhıhı. yarın almanca sınavım olduğunu çok belli ettim bence ^^
bugün din kültürü dersinde yine çok sıkıldım. çağdaş türk ve dünya tarihi(!)'nde de sürekli uyur oldum. uluslararası ilişkiler(!)'de de sürekli uyuyorum artık. masal gibi geliyor her şey. mayışıyorum. silikleşiyor her şey. neyse. bugün din kültürü dersinde kitabımın ön tarafına bizden bir sonraki öss kurbanları için bi not yazdım. zira kitaplarımı sene sonunda sınıf kitaplığına bırakıcam. herkes öyle yapıcak. çünkü bize öyle yapıldı. sınıfa girdiğimizde tamamlanmış, dolu dolu kitaplarla karşılaştık.
bırakacağım bütün kitaplara notlar yazıcam. ezicem hep 12. sınıfları. acıycam hepsine. çünkü acınacak halde olacaklar. biliyorum. ahahaha. acımasız tarafımı seviyorum.
iblis kelimesini de seviyorum.
yok lan, o kadar da ezmedim. genelde nutuk çektim. tavsiye verdim. lise hayatlarının son senesinin kıymetini sakın unutmasınlar diye de uyardım. unutmasınlar cidden. çünkü bi daha ne nöbetçi öğretmenlere sinir olacaklar, ne teneffüsler çabuk geçiyor diye üzülecekler, ne boş ders için sevinip-tepinecekler, ne de sözlü notu dilenecekler... bir daha öyle bir ortamı hiç bulamayacaklar.
sona yaklaştıkça fazla düşünür oluyor insan, lise süper bi şey. ama biliyorum, hepiniz 'bitsin' diye yırtınıyorsunuz. ben de.
bitince üzüleceksiniz.
ben de.
sırt ağrılarım azaldı. eskisi kadar çok değil. sanırım mutlu olabilirim.
2 gündür tanıdık tanımadık herkes "neyin vaar" şeklinde telaş yapıyor bana. neyim var ki?
sessizsin, bezginsin, sürekli mutsuzsun diyorlar. alala?
hadi tamam öyleyim de, gülüyorum ama ben. yani mutsuz olduğumu da mı hissedemez oldum? ama hissedebiliyorum ki? mesela limit çözerken hâlâ sinirlenebiliyorum. hislerim yerinde.
eheha. garip oldu.
ama ben de garip oldum.
bi de sınıfta sürekli 'bana en güzel anları yaşataaaaan, kalbime değiiil ömrüme yazılaaaan diririnrınınrrı...' çalmasını istemiyorum artık.
bi de 'heyecanını kaybetmişsieeeen...' olanını.
yani birileri daha çalarsa telefonlarını yedirticem onlara. yeter ama. bu da kafa yani.
der kopf.
almancasıydı bu. nıhıhı. yarın almanca sınavım olduğunu çok belli ettim bence ^^
bugün din kültürü dersinde yine çok sıkıldım. çağdaş türk ve dünya tarihi(!)'nde de sürekli uyur oldum. uluslararası ilişkiler(!)'de de sürekli uyuyorum artık. masal gibi geliyor her şey. mayışıyorum. silikleşiyor her şey. neyse. bugün din kültürü dersinde kitabımın ön tarafına bizden bir sonraki öss kurbanları için bi not yazdım. zira kitaplarımı sene sonunda sınıf kitaplığına bırakıcam. herkes öyle yapıcak. çünkü bize öyle yapıldı. sınıfa girdiğimizde tamamlanmış, dolu dolu kitaplarla karşılaştık.
bırakacağım bütün kitaplara notlar yazıcam. ezicem hep 12. sınıfları. acıycam hepsine. çünkü acınacak halde olacaklar. biliyorum. ahahaha. acımasız tarafımı seviyorum.
iblis kelimesini de seviyorum.
yok lan, o kadar da ezmedim. genelde nutuk çektim. tavsiye verdim. lise hayatlarının son senesinin kıymetini sakın unutmasınlar diye de uyardım. unutmasınlar cidden. çünkü bi daha ne nöbetçi öğretmenlere sinir olacaklar, ne teneffüsler çabuk geçiyor diye üzülecekler, ne boş ders için sevinip-tepinecekler, ne de sözlü notu dilenecekler... bir daha öyle bir ortamı hiç bulamayacaklar.
sona yaklaştıkça fazla düşünür oluyor insan, lise süper bi şey. ama biliyorum, hepiniz 'bitsin' diye yırtınıyorsunuz. ben de.
bitince üzüleceksiniz.
ben de.
sırt ağrılarım azaldı. eskisi kadar çok değil. sanırım mutlu olabilirim.
coğrafya ölmeli

kendi kendine mütemadiyen fotoğraf çeken, psikopat insanlardanım.
özellikle ders çalışırken süper oluyor.
bugün coğrafya yazılısına çalışırken fazlasıyla çektim. dün de beni bekleyen 10 tane yaprak testimin 'merhabaaeeğğ' deyişini çekmiştim.
şu anda da bilmem ne bahanesiyle 5 dakikalığına oturduğum bilgisayar başında kaldım, kalkabilmek için tutunacak bi dal arıyorum.
KURTARINBENİOLM
ayrıca,
numlock kapandığında ve benim bunu farketmediğimde, çılgınca rakamlara basıp 'NEDEN YAZMIYO YAEAA BUUU' şeklinde çırpınışım... çok sonra numlock diye bir tuşun olduğunu anlayışım...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
